RuyaForum.Com - Türkiye'nin Genel Paylaşım Forumu > > >
 Kayıt ol Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

RuyaForum.Com - Türkiye'nin Genel Paylaşım Forumu Sitesine Hoşgeldiniz.

Eger sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz.
Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız.

Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz;
Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz.
Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...
Kullanıcı Etiket Listesi

17-02-2019, 02:46 21
Sindy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sindy Sindy isimli Üye şuanda  online konumundadır
Forum Sahibi
Üyelik tarihi: 19-04-17
Memleketi: Kırklareli
Mesajlar: 10.023
İlişki Durumu: İlişkisi Var
Meslek: Muhasebeci
Takım: Türkiye
Burcu: Kova
Teşekkür (Verilen): 966
Teşekkür (Alınan): 308
Beğeni (Verilen): 742
Beğeni (Alınan): 831
Beğenilmeyen (Verilen): 0
Beğenilmeyen (Alınan): 5
Ruh Hali:  Mutlu
Tıp sözlüğü C ile başlayan terimler



Cupping glass

vantuz.

cupping-glass

Vantuz.

cupric

biochem. Bakırdan içinde bakır olan.

cupula

(pl. capulae). Kubbe.

cupular

Kubbeye ait, cupularis.

curability

Tedaviden istifade yeteneği, iyileşme yeteneği, şifa oranı.

curable

tedavisi mümkün, iyileşmesi mümkün, şifa bulur.

curare

Tborkürarinin elde edildiği ham madde.

curarine

biochem. "Curare" adlı zehirden çıkarılan ve felç aypan billüri bir alkaloid (C18H35N).

curarization

Hastaya kürar vererek kaslarda ileri derecede gevşeme meydana getirme.

curarize

v. Kürar vererek kaslarda gevşeme meydana getirmek.

curative

Tedavi edici, hastalığı iyileştirici.

Curative dose

Tedavi edici doz, hastalık belirtilerinin tamamen ortadan kalkması için kullanılması gereken ilaç miktarı;

curd

Kesilmiş sütün, peynirimsi kıvamda koyu kısmı, süt pıhtısı.

cure

Hava tedavisi, aeroterapi

curet (te)

Kürtaj aleti.

curettage

Kürtaj.

curettage line

Eğri çizgi.

curium

biochem. Cm sembolü ile bilinen, atom no:96 ve atom ağırlığı: 245 olan kimyasal element (uranyum ve plütonyumun bombardımanından elde edilmiştir).

curling's ulcer

Aterom;

current

Çalışan kaslarda meydana gelen cereyan.

curvature

Eğrilik, curvatura.

curve

Bir hareketin özel aletlerle kağıt üzerine çizdiği çizgi,

Cushing's disease

1. Hipofizde bazofil hücre tümörü; 2. Böbreküstü korteksinin hiperfonksiyonu;

Cushing's operation

Bar7sak dikilmesi;

Cushing's phenomenon

See: Cushing's law;

cushing's syndrome

Klinik bakımından Cushing hastalığına benzer.

cusp

1. Gittikçe incelen çıkıntı, sivri çıkıntı; 2. Kalp kapakçığını oluşturan, yaprak şeklindeki iki veya üç parçadan her biri; 3. Diş tacı üzeirndeki küçük çıkıntılardan her biri.

cuspid

Köpek dişi, cuspidis.

cuspidate

Sivri uç veya uçlar gösteren, gittikçe incelen çıkıntı veya çıkıntılara sahip.

cutaneous

Deriye (cilde) ait, cildi, cutaneus

Cutaneous (hypodermic) injection

Deri (cilt) altı enjeksiyonu (kabadan);

cutaneous disease

Deri hastalığı.

cutaneous eruption

Deri erüpsiyonu (indifaz).

cutaneous nevus

Cilt beni;

cutaneous respiration

Deri solunumu.

Cutaneous sclerosis

Derinin sertleşmesi, skleroderma;

Cutaneous sensation

Dokunma, ısı, gibi duyuları alabilme;

cutaneous ureterostomy

Ureterlerin cilt yüzeyine transplante edilmesi.

cutaneous vesicostomy

İdrar kesesinin çeperinde oluşturulan bir tüp.

cutdown

Ven küçük bir kesit yapma ve kesit yerinden ince tüp geçirme (Damara kan veya sıvı verme ya da kan alma amacıyla uygulanır).

cuticle

Üst deri, derinin dış zarı, ince deri, epiderma, kütikül, cuticula.

cuticular

Dış deriye ait, epidermis'le ilgili.

cuticularization

Sıyrılmış deri kısmı veya yara üzeirnin epidermis'le örtülmesi.

cutin

Fidanların kütikülinde bulunan madde, kütin.

cutis

Deri, cilt, derma kütis, koryum.

cutis anseirna

Üzerindeki tüylerin dikleşmeis ile belirgin deri hali (Soğuk veya korku nedeniyle9.

cutis laxa

Kalınlaşma sonucu kıvrımlar halinde sarkma gösteren deir.

cutis neuro

Cilt nevromu;

cutis vera

Epidermis altındaki iç deri tabakası, derma, koryum.

cutization

dış ortama maruz kalan mukoza'nın deri haline dönüşmesi (Mukoza ile derinin birleştiği sınırlarda görülür).

cyanemia

Kanın, oksijen azlığı sebebiyl mavimsi-mor renkte oluşu.

cyanhidrosis

Terin mavimsi renkte salgılanması.

cyanic

& biochem. Kiyanusa ait, kiyanus ihtiva eden, kiyanusla tertip olunmuş bir kimyasal madde, siyanür.

cyanide

biochem. Siyanür.

cyanide of ammonium

biochem. Amonyum siyanür.

cyanide of potassium

biochem. Potasyum siyanür.

cyanide of sodium

biochem. Sodyum siyanür.

cyanocobalamine

biochem. Kobalt ihtiva eden ve kan yapımını canlandıran bir madde (B12 vitamini).

cyanoderma

Cildin mavi renk alması.

cyanogen

biochem. Zehirli bir gaz, siyan, kiyanus.

cyanopsia

Mavi görme, cisimlerin mavi görülmesiyle belirgin görme bozukluğu (Bazı göz hastalıları ve dijital zehirlenmesinde görülür).

cyanosed

Siyanoz gösteren, siyanoz'lu.

cyanosis

Siyanoz, deri ve mukozaların morarması.

cyanotic

Siyanoza ait.

cyanuria

İdrarın mavimsi renkte oluşu.

cyasma

Gebe kadınların cilt pigmantasyonu.

cycle

Anovulatuvar siklus.

cyclectomy

Kirpiksi cismin bir bölümünün ameliyatla çıkarılması.

cyclic

1. Devri; 2. Kendi kendini tahdit eden.

cyclic hydrocarbon

biochem. Kapalı halka sistemini ihtiva eden ve genel formülü CnH2n olan hidrokarbon.

Cyclic insanity

Kişide taşkınlık ve durgunluk devrelerinni birbirini izlemesi ile belrigin ruh hasatlığı (Zaman zaman zihni faaliyetin normal seyrettiği devreler de gösterir);

Cyclic vomiting

Devri kusma;

cyclical syndrome

Menstruasyon öncesi meydana gelen semptomların tümüne birden verilen ortak ad.

cyclical vomiting

Çocuklarda ketosis ile birlikte görülen periodik kusma krizleri.

cyclitis

Kirpik cisminin iltihabı.

cyclobarbitone

Uykuya zor dalan kimselerce kullanılan kısa etkili bir barbitürat.

cyclodialysis

Glokom'da göz içi basıncını azaltmak amacıyla ön kamara ile perikoroidal boşluk arasında oluşturulan bağlantı.

cyclodiathermy

Corpus ciliare'nin diatermi ile ortadan kaldırılması,

cycloid

Devri olarak iyileşen ve depresoyna giren şahsiyet tipi, sikloid.

cyclophoria

Göz küresiinn ön arka ekseni üzerinde içe veya dışa doğru dönme eğilimi göstermesi, siklofori.

cyclophorometer

Siklofori derecesini belirlemede kullanılan alet.

cyclophrenia

Devri, periodik delilik.

cyclopia

İki göz yerine tek göz oluşmasıyla belirgin doğuş anomalisi, iki göz çukurunun içinde tek göz bulunmak üzere birbirleriyle birleşmesi hali, tek gözlü olma.

cyclopica

Göz ve göz çukurlarının tam gelişimsizliği.

cycloplegia

Gözdeki m.ciliaris'in felci.

cyclopropane

biochem. Genel anestezide kullanılan renksiz ve çabuk alevlenir bir gaz (C3H6).

cycloserine

tüberkülozda kullanılan bir antibiyotik.

cyclothymia

Bazı depresif manilerde, ruhsal durumun mutlulukla mutsuzluk arasında değişmesi.

cyclotomy

Kirpik kasını kesme ameliyesi.

cyema

Gebelik ürünü, rahim içinde gelişmekte olan embriyo veya fetüs.

cyesiognosis

Gebelik teşhisi.

cyesiology

Gebelik bilimi (bilgisi).

cyesis

Gebelik.

cylindrical epithelium

Genişliğine oranla daha uzun sütün veya silindir şeklinde hücrelerin oluşturduğu tek sıra epitel tabakası;

cylindroma

Tükrük guddelerinin habis tümörlerinde, bazal hücreli kanserlerde ve endotelyomalarda görülen bir durum.

cyllosis

Ayakta herhangi bir şekil bozukluğu, özellikle yumru ayak.

cymba

Cumba.

cynanche

Boğaz ağrısı.

cynanthropy

Hastanın kendini köpek olmuş zannettiği bir çeşit delilik.

cynic spasm

Risus sardonicus

cynophobia

See: Kynophobia.

cyprıdopathy

Cinsel temasla geçen herhangi bir hastalık, zührevi hastalık.

cyprıdophobia

Cinsel temasla geçebilen herhangi bir hastalıktan aşırı korkma, zührevi hastalık korkusu.

cyst

Vücutta cerahat v.s. ile dolu olan kese, kist, cystis.

cystadenocarcinoma

Bez epitelinden gelişip yer yer kistik oluşumlar gösteren kötü tabiatlı tümör (Özellikle over'den gelişir).

cystadenoma

Gudde dokusunda görülen selim huylu kistik bir büyüme.

cystalgia

Mesane'de hissedilen ağrı, mesane ağrısı.

cystase

biochem. Fagositlerin ihtiva ettiği bir enzim, sitaz.

cystathioninusia

Methionin'in sistin'e dönüşmesi sırasında meydana gelen tiyonin'in aşırı miktarda idrara çıkması.

cystdoceliotomy

Karın duvarından yapılan kesit aracılığıyla mesaneyi açma.

cystectasia

1. Mesane'nin genişlemesi; 2. Taşı çıkarmak amacıyla mesane boynunun genişletilmesi, bu amaçla yapılan ameliyat.

cystectomy

kistin ameliyatla çıkarılması, sistektomi.

cysteine

biochem. Sistein, proteinlerin hidrolizinden meydana gelen amino-asit.

cystelcosis

Mesane'de ülser oluşması.

cystendesis

Safra kesesi veya mesane'de yırtık v.b. zedelenmenin dikilmesi.

cysterethism

Sık idrar etme hissi ile belirgin mesanede aşırı duyarlık hali.

cystic

1. kistik: Kiste ait; 2. Safra kesesine veya mesaneye ait; 3. Kistli, cysticus.

Cystic artery, arteria

Safra kesesi arteri, systica.

Cystic duct

Kese kanalı: Safra kesesinin boynundan başlayıp hepatik kanalla birleşen boru, ductus cysticus;

cystic endometrial hyperplasia

Graaf folikülünün çatlayaması sonucu devamlı östrojen etkisine bağlı olarak gelişen, endometriyum bezlerinin mikroskop altında kistik görünüm almalarıyla belirgin hiperplazi;

Cystic fibrosis of the pancreas

Çocukluk çağında görülen yapışkan koyu mukus nedeniyle pankreas kanallarının tıkanması ve pankreas yetersizliği, kronik akciğer hastalığı, terde sodyum ve klor seviyesinin yükselişi ile belirgin kalıtsal hastalık.

Cystic fossa

Kesenin yerleştiği çukur;

Cystic ovary

Ovarium foliküllerinde retansiyon kistleri bulunması;

Cystic tumo(u)r

Boşluklu (kistik) tümör;

cystic v

Kistik nevrom;

cysticercosis

Tenya larvalarının vücutta yerleşmesi.

cysticercus

tenya larvalarının keseyi andıran şekli.

cysticolithotripsy

Safra kanalındaik taşın ezilmesi.

cysticotomy

Kesit yaparak safra kanalını açma.

cystiform

Kist şeklinde, kiste benzeyen.

cystigerous

Kistli.

cystine

biochem. Kemik ve saç v.s'de ve nadiren idrarda bulunan beyaz billüri bir madde, mesane taşı, tabiatta serbest olarak bulunabilen, kükürtlü bir amino-asid, sistin.

cystinemia

Kanda kistin bulunuşu.

cystinosis

Vücutta kristal halinde sistin depolandığı metabolik hastalık.

cystinuria

İdrarda sistin bulunmasına sebep olan metabolik hastalık böbrek taşı oluşu için hazırlayıcı sebep.

cystistaxis

Mesane mukozasından organ boşluğuna kan kızması.

cystitis

Mesane iltihabı, sistit.

cystitome

Göz merceği kapsülüne kesit yapmada kullanılan özel bistüri.

cystitomy

1. Göz merceği kapsülüne kesit yapma; 2. mesane ve safra kesesine kesit yaparak açma.

cystocele

Mesane fıtığı.

cystocolostomy

1. Safra kesesi ile kolon arasında ameliyatla geçit oluşturma; 2. Mesane ile kolon arasında ameliyatla geçit oluşturma.

cystodiatherm

sistoskop aracılığı ile veya açık bir ameliyat sırasında idrar kesesi cidarlarına koterize edici elektrik akımı verilmesi.

cystodynia

Mesane (idrar kesesi) ağrısı.

cystoepithelioma

kistik dejenerasyon gösteren karsinom.

cystogram

İdrar kesesini gösteren röntgen filmi.

cystography

içine kontrast madde dolamsı sağlandıktan sonra yapılan radyolojik idrar kesesi tetkiki, sistografi.

cystoid

Mesanemsi: Kist gibi, sistoid

cystolith

mesane taşı.

cystolithectomy

Mesaneden taş çıkarma ameliyesi.


17-02-2019, 02:46 22
Sindy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sindy Sindy isimli Üye şuanda  online konumundadır
Forum Sahibi
Üyelik tarihi: 19-04-17
Memleketi: Kırklareli
Mesajlar: 10.023
İlişki Durumu: İlişkisi Var
Meslek: Muhasebeci
Takım: Türkiye
Burcu: Kova
Teşekkür (Verilen): 966
Teşekkür (Alınan): 308
Beğeni (Verilen): 742
Beğeni (Alınan): 831
Beğenilmeyen (Verilen): 0
Beğenilmeyen (Alınan): 5
Ruh Hali:  Mutlu
Tıp sözlüğü C ile başlayan terimler



cystolithiasis

İdrar kesesinde bir veya daha çok sayıda taş bulunması hali.

cystology

mesane bahsi (bilgisi), sistoloji.

cystolutein

biochem. Yumurtalık kistlerinden çıkarılan sarı pigment.

cystoma

kist.

cystometer

Mesanenin doluş yeteneği ve içindeki sıvının sebep olduğu basınç değişimlerini ölçen alet.

cystometrogram

Çeşitli şartlar altında idrar kesesinde mevcut basınç değişikliklerinin kaydedilmesi.

cystometrography

mesane içindeki basınç değişimlerini çizelge halinde kaydetme.

cystometry

İdrar kesesine ait basınç değişimlerinin incelenmesi.

cystopexia

Mesane'nin ameliyatla karın duvarına tesbiti.

cystophthitis

Mesane tüberkülozu.

cystoplasty

İdrar kesesinin cerrahi olarak tamir edilmesi.

cystoptosis

Mesane mukozasının uretra içine sarkması.

cystopyelitis

mesane ve böbrek pelvisinin birarada iltihabı.

cystoradiography

See: cystography.

cystorectostomy

Mesane ile rektum arasında ameliyatla geçiş oluşturulması.

cystorrhagia

Mesaneden gelen kanama, mesane kanaması.

cystorrhaphy

Mesane duvarındaki yırtık v.s.'nin dikilmesi.

cystorrhea

Mesane'den müköz akıntı gelişi.

cystosarcoma

yapısında yer yer kistik oluşumlar gösteren sarkom.

cystoscirrhus

Sert kıvam gösteren mesane sarkomu.

cystosclerosis

Sertleşme gösteren kist, bağ dokusu artımı sebebiyle sertleşmiş kist.

cystoscope

Mesane içinin gözle muayeneisne mahsus alet, sistoskop.

cystoscopy

Mesane içinin gözle muayenesi, sistoskopi.

cystose, cystous

1. kistleri ihtiva eden, kist gibi; 2. Mesanesi hastalıklı, sidik zorlu.

cystostomy

İdrar kesesinin batın cidarına ağızlatırıldığı ameliyat.

cystotome

1. Göz merceği kapsülüne kesit yapmada kullanılan özel bistüri; 2. Mesane veya safra kesesine kesit yapmada kullanılan bistüri.

cystotomy

Mesaneyi yararak açma, ameliyatı, sistotomi.

cysto-urethrogram

İdrar kesesini ve uretrayı gösteren röntgen filmi.

cysto-urethrography

Konrast madde ile doldurulduktan sonra yapılan idrar kesesine ve uretraya ait radyolojik tetkik.

cysto-urethropexy

İdrar kaçırmanın önüne geçmek için yapılan ve idrar kesesi ile üst uretranın ön tarafa tespit edilmesini sağlayan girişim.

cyst-urethritis

İdrar kesesi ve uretra iltihabı.

cytobiology

Hücredeki biyolojik olayların incelenmesi, hücre biyolojisi.

cytoblast

Hücre çekirdeği.

cytocarcinoma

1. Kistik oluşumlar gösteren adenokarsinom, cystaadenocarcinoma; 2. Kistik dejenerasyon gösteren karsinom.

cytocentrum,

see: Centrosome.

cytochemism

1. Hücrelerde seyreden kimyasal olayların tümü; 2. Vücut hücrelerinin kimyasal ajanlara karşı gösterdiği reaksiyon.

cytochemistry

Hücre kimyası, canlı hücrelerde seyreden kimyasal olayları inceleyen bilim dalı.

cytochrome

Oksijenli ortamda yaşayan canlı hücrelerinde yaygın şekilde bulunan ve hücre solunumunda önemli rol oynayan bir piğment, sitokrom.

cytochylema

Hücre protoplazmasının sıvı kısmı, hyaloplazma.

cytocide

Hücreleri öldürücü medde.

cytoclasis

Hücrelerin tahrip olmlası, hücrelerin ölümü.

cytoclastic

Hücreleri yokeden.

cytodesma

N. doku hücrelerini birbirine bağlayan bağlantılar, hücreler arası bağ görevi gören doku kısımları.

cytodiagnosis

Hücrelerin mikroskopik olarak incelenmesi ile konulan teşhis.

cytogenesis

Hücre oluşumu, sitojenez.

cytogenetics

Bir kişiye ait kromozom yapısının laboratuvar yöntemleri ile tekkiki.

cytogenic

1. Hücre veya hücrelerin gelişmesiyle ilgili; 2. Hücre oluşturan.

cytogenous

Hücre hasıl eden.

cytoid

Hücreye benzeyen, hücrevi, hücresel.

cytologic

Sitoloji ile ilgili, hücrelerin mikroskobik muayenesi ile ilgili.

Cytologic diagnosis

Hücrelerin mikroskop altında muayenesi ile teşhis koyma;

cytologic examination

Hücrelerin mikroskop altında muayenesi (Kanserin erken teşhisinde uygulanan bir metot);

cytologist

Hücre biliminde uzmanlaşmış kimse, sitoloji uzmanı.

cytology

Hücrebilim, hücrelerin bilimsel tetkiki.

cytolysin

biochem. Hücreleri ayırıp dağıtan bir lizin veya antikor, sitolizin.

cytolysis

Hücrelerin dejenerasyon dağılma, mahvolma veya parçalanma, ayrılma gibi durumlarla karşılaşması.

cytolytic

1. Hücrelerin erimesiyle ilgili, 2. Hücreleri eritici.

Cytomegalic hepatitis

Cytomegalik inklüsyon virüsünün fetüste sebep olduğu hepatit;

cytomegaloviruria

İdrar'da cytomegalovirus'ların bulunuşu.

cytomegalovirus

Herpes simpleş ile aynı grupa dahil olan viruslar.

cytomegalovirus infection

Çocuklarda görülen, ancak açık kalp ameliyatı geçirmiş olan erişkinlerde de rastlanan bir viral enfeksiyon.

cytometer

Hücrelerin, özellikle kan hücrelerinin sayılmasında kullanılan alet, sitometre.

cytometry

Kan hücrelerinin sayımı, sitometri

cytomorphology

vücut hücrelerin morfolojisi.

cytomorphosis

Hücrenin belli bir görevi yüklenmek üzere tedrici olarak değişme göstermesi, hücre farklılaşması.

cyton

1. Hücre; 2. Sinir hücresinin gövde kısmı.

cytoometaplasia

Hücre fonksiyon ve şekillerinde meydana gelen değişiklik.

cytopathic

yaşayan hücrelerin hastalıkları ile alakalı olan.

cytopenia

kan hücrelerinin azalması, sitopeni.

cytopigment

Hücre içinde bulunan pigment, hücre pigmenti.

cytoplasm

Çekirdek dışında yer alan yaşayan hücre bölümü.

cytoplasmic

Sitoplazma ile ilgili.

cytoplast

See. cytoplasm.

cytoplasty

Mesane ile ilgili herhangi bir estetik ameliyat.

cytopoiesis

Hücrelerin oluşması, hücrelerin gelişmesi.

cytoreticulum

Hücre protoplazmasının sıvı kısmı içinde dağılmış, ona destek temin eden ince liflerin oluşturduğ ağ.

cytoscopy

Hücre muayenesi (tetkiki).

cytosine

biochem. Idenil asitten çıkarılan bir baz (C21H30N16O 5H2O).

cytosis

Hücre artımı, herhangi bir vücut sıvısında bulunması gereken fazla hücrenin görülmesi hali.

cytosmear

Hücrelerin mikroskopik muayenesi için lam üzerine salgı veya akıntı sürülmesiyle hazırlanan yayma.

cytosome

Çekirdek dışındaki hücre protoplazması, sitoplazma.

cytost

Harabiyete uğramış doku hücrelerinden açığa çıkan toksin niteliğinde bir madde.

cytostasis

Hücre gelişmesinin durdurulması veya engellenmesi.

cytostatic

Hücre gelişimini durduran, hücrelerin çoğalmasını önleyen.

cytotaxis

1. Herhangi bir uyarıya karşı hücrelerin gösteridği yaklaşma veya uzaklaşma hareekit; 2. Hücrelerin birbirini çekme ve itme hareketi, özellikle diğer hücrenin gösterdiği yaklaşma veya uzaklaşma hareketi.

cytotherapy

Hayvan hücreleri ile yapılan tedavi.

cytotoxic

Hücreler için zehir karakterini taşıyan madde.

cytotoxin

biochem. Hücreler üzerinde özel tahribedici etkisi olan bir toksin.

cytotrophoblast

Koryon villüslarını iki tabaka halinde çevreleyen trofoblast7ın iç tabakası, Langhans hücre tabakası, sitotrofoblast.

cytozyme

See: Thrombo-kinase.

cyturia

İdrarda hücre bulunması, sitüri.

Czernak's space

İnterglobüler boşluklar;

czerny (czerny-lembert) suture

Barsak ameliyatında kullanılan dikiş;


alıntı



Etiketler
başlayan, ile, sözlüğü, terimler, tüp


« önceki Konu | sonraki Konu »

Seçenekler
Stil


Yukarı Git