RuyaForum.Com - Türkiye'nin Genel Paylaşım Forumu Sitesine Hoş Geldiniz. Keyifli Forumlar Dileriz.
Anasayfa Radyo Dinle Bugünki Mesajlar Sosyal Gruplar Kimler Online
Forum Logo

Go Back   RuyaForum.Com - Türkiye'nin Genel Paylaşım Forumu > > >


RuyaForum.Com - Türkiye'nin Genel Forum Sitesine Hoş Geldiniz.
Eğer sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz.
Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız.

Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz;
Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz.
Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için üye olabilirsiniz...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler Stil
Okunmamış 12.05.2017, 05:02   #1


Sindy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye bilgilerini yalnızca Kayıtlı Üyelerimiz görebilmektedir. Daha iyi hizmet için lütfen Kayıt Olun.
Standart Kalbimizle Değil Beynimizle Aşık Oluyoruz

Kalbimizle Değil Beynimizle Aşık Oluyoruz

Reem Nöropsikyatri Merkezi kurucusu, Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, Dr. Beyin isimli kitabında sevgi ve aşk duygularının tümüyle beyinde gerçekleştiğini belirtiyor. Her ne kadar, sevgi ve kalp özdeşleştirilmiş olsa da bu işlevle ilgilenen beynimizdir. Karşı cinsten herhangi bir olumsuz davranış gördüğümüzde ‘kalbim kırıldı’ deriz. Aslında kırılan kalp değil beyindir. Aşk üzerine yazılmış şiirlerin hemen hepsi kalp merkezlidir. Doğrusu, Aristo’dan beri bu yanılgı böyle süregelmiştir. Ve bu noktada, beyne büyük haksızlık yapıldığını söylemek yanlış olmaz. Dr. Mehmet Yavuz, aşık olan kişilerin yemeden içmeden kesildiğini belirterek, “Uyku düzenleri bozulabilir, psikolojik bozukluklar kaçınılmaz olabilir” diye de ekliyor.



Aşk Bir Hastalık mı?
“Aşık olan kişi, yemeden içmeden kesilebilir, uyku düzeni bozulabilir hatta psikolojik bozukluklar yaşayabilir. Çünkü aşk bir saplantıdır, melankoli halidir. Kişi başka kimseyi düşünemez, gözü kimseyi görmez olur” diyen Dr. Mehmet Yavuz, “Aşk mutluluğu yaşayan ya da aşk acısı çeken binlerce insan üzerinde yapılan araştırmalar; ya mutluluktan havalara uçmak ya da ölümüne keder tablosu arz etmektedir. Bazı araştırmacılar, beyinde depresyonla büyük ilişkisi olan serotonin hormonunun aşk acısı ve duygusu üzerinde de etkili olduğunu iddia etmektedirler. Bunlara göre serotonin hormonunun az salgılanması aşk acısını körüklemekte hatta dayanılmaz hale getirmektedir. Depresyonlu ya da depresyona eğilimli kişilerde aşk duyguları daha yoğun yaşanmakta ve ortada aşkın neden olduğu bir acı varsa, bu daha derin ve yoğun hissedilmektedir. Dolayısıyla aşık olanlarda, serotonin hormununun kan düzeyi, normal insanlara göre yüzde 40 daha düşüktür. Bu durum aşık olanların depresyona çok yatkın olduklarını göstermektedir. Hatta ‘aşk eşittir depresyon’ diyebiliriz. Bu nedenle aşktan dolayı üzüntü ve elem yaşayanlara antidepresan ilaçlar fayda verebilir. Ya da diğer bir ifade ile aşk acısı, beyinde serotonin salgısını arttıran ‘’manyetik stimülasyonla’’ (TMS) da tedavi edilebilir” dedi.

Aşkın Gözü Kördür
“Tıp dilinde prefrontal korteks denen ve psikoloji dünyamızı kontrol eden bölge sol alın bölgesinin hemen arkasında yer alan bir bilardo topu büyüklüğünde bir alandır. Depresif hastlarda bu bölgenin çalışması bozulur. Bu bölgede kafatasına yapılan güçlü manyetik uyarımlar ile kontrolden çıkan bu bölgenin dengesi yeniden sağlanır. Aşk hali, prefrontal korteksin dengesini bozabilir. Sadece prefrontal korteksi mi?, hayır aşk esnasında ‘’amigdala’nın da düzeni bozulur. Beynin içinde derinlerde badem büyüklüğünde olan ve biri sağ diğeri sol beyin yarımküresinde olan amigdala korkuyu kontrol eder. Aşk esnasında çekinceye ve korkuya neden olan amigdalanın devreden çıkması kişinin her zamankinden daha fazla risk almasına neden olur. Belki de bu yüzden “Aşkın gözü kördür”.

Önceliği Kendinize Vermelisiniz
Dr. Mehmet Yavuz’a göre: “Aşk nedeniyle günlük yaşamı bozulan, işine evine konsantre olamayan kişiler için çözüm arama zamanı gelmiştir. Bağımlılık merkezlerinde bu tarz kişilere uygun terapiler mevcuttur. Genellikle aşırı yoğun ya da tekrarlanan aşk acılarının ardından geçmişe dair korkular çıkar. Kişinin korkularını keşfetmek, o anı ve geleceği sağlıklı yaşaması için bir zorunluluk haline gelmiş olabilir. Bunun dışında aşk hastalığına tutulanlara yapılan terapinin en önemli kısmını, kişiye kendisi ile ilgilenme görevi verilmesi oluşturur. Kişinin takıntılı bir şekilde başka birini düşünmesinin önüne geçebilmek amacıyla dikkat dağıtılır ve bireyin hayatın merkezine tekrar kendini oturtması sağlanmaya çalışılır. Serotonin eksikliğinin daha çok üzüntüye yol açtığı da bilindiğine göre, ev ödevi olarak hobiler edinmesi, kendisine gün içinde vakit ayırması istenen kişi, önceliği spora vermelidir. Çünkü sağlık durumuna uygun olarak seçilen spor aktivitelerinin serotinini arttırdığı bilinmektedir. Bunun dışında, aşkı bir hastalık olarak ele almak istersek bugün modern bir yaklaşımla, kafatasına yapılan güçlü manyuetik uyarımlar (TMS) sayesinde, kontrolden çıkan bölgenin dengesini yeniden sağlayabiliriz.”

Alinti

Sindy isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sindy Kullanicisinin Son 5 Konusu
Baslik Kategori Son Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj
Merve Özbey - Tebrikler TŞ - M,N,O,P Sindy 0 10 24.05.2019 14:50
FreeLyChat.Com - Chat Yapma Adresi Sitesi Sohbet Odaları Free_EyeS 1 51 23.05.2019 14:59
19 mayıs coşkusu günümden ;) Üyelerin Resimleri Jön Türk 4 29 20.05.2019 02:39
Sevcan Orhan kimdir? Hayatına ilişkin bilgiler. Sanatçıların Biyografisi Sindy 0 31 19.05.2019 17:38
Defne Samyeli'nin kızı Deren Talu oyuncu oldu Magazin Haberleri Sindy 0 10 19.05.2019 17:36

Cevapla

Bookmarks

Etiketler
aşk, bir, daha, olan, serotonin

Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:32.
Forum Yasal Uyarı

Kuruluş : 07 Nisan 2017
"Rüya Forum" her hakkı saklıdır.
RuyaForum: RSS
Genel Paylaşım Forum Siteleri Nedir? Arama motorların da aramalar da aradığınıza cevap veren Genel Bilgilerin Paylaşımların yapıldığı Forum Sitesidir.
Sohbet , Sohbet , Sohbet , Sohbet , Chat , Sohbet
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Rüya Forum Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Rüya Forum hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Rüya Forum yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır.

iletişim mailimiz: [email protected] Tema Güncelleme & Tekniği: Sindy